AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Ukrayna, Gazze ve İran’a ilişkin sıcak gündem maddeleriyle Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da düzenlenen gayriresmi toplantıda bir araya geldi.
Danimarka’nın Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı’nda başkent Kopenhag’da gerçekleştirilen Gymnich formatındaki AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla başladı. Dün AB savunma bakanlarının bir araya geldiği toplantılarla başlayan iki günlük program çerçevesinde bugün AB dışişleri bakanları, birliğin en üst düzey diplomatı AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas başkanlığında "Ukrayna’ya yönelik Rus saldırganlığı", "Rus varlıklarına ilişkin istişare" ve "Orta Doğu’daki durum" başlıklı üç ayrı oturum gerçekleştirecek.
"Rusya tazminat ödemediği sürece dondurulmuş varlıkların iade edilmesini düşünmek mümkün değil"
Toplantı öncesinde basına konuşan AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas, gündemlerinde birçok konu yer aldığını, fakat bugünkü toplantının gayriresmi olması nedeniyle herhangi bir karar kabul edilmeyeceğini ifade etti. Öncelikle Rusya ve Ukrayna’daki savaşı ele alacaklarını ifade eden Kallas, "Görüyoruz ki Rusya barış istemiyor. Bu çerçevede Zelenskiy ve Rusya’yı masaya oturtmak için çok sayıda diplomatik çaba söz konusu. Bununla bağlantılı olarak sürekli bir şekilde gündeme gelen dondurulmuş varlıklar meselesine derinlemesine eğileceğiz. Bunun artıları ve eksileri var ve bu konuda bazı hassasiyetler söz konusu. Fakat argümanlarla desteklenen bir tartışma yürütmemiz gerekiyor. Riskler nelerdir bakılması gerekiyor. Çünkü bir çıkış stratejimiz olmalı. Ateşkes veya bir barış anlaşması olsa dahi, Rusya tazminat ödemediği sürece bu varlıkların onlara iade edildiğini düşünmek mümkün değil" dedi.
"Gazze’deki insani durum görüşülecek"
Orta Doğu’ya ilişkin bir görüşme da yapılacağını ifade eden Kallas, "Elbette, Gazze’deki insani durum görüşülecek ve AB olarak daha fazla ne yapabiliriz buna bakacağız. Bazı öneriler sunduk, ama maalesef bunları ilerletemedik. Durum fazla iyileşmedi, hala oldukça sorunlu. Gazze’den gelen haberler de yeni savaş alanları, çatışma bölgeleri ya da oradan gelen fikirler söz konusu olduğunda pek iç açıcı değil" diye konuştu.
Kallas, "Ve elbette, İran konusunda, bildiğiniz üzere yaptırımların yeniden devreye alınması süreci başlatıldı. Bu yüzden şimdi gerçekten diplomatik çabaları kullanmak için 30 günümüz var" ifadelerini kullandı.
"İsrail’e yaptırımlar konusunda iyimser değilim"
Gazetecilerden AB’nin İsrail’e yaptırım uygulaması konusunda bir anlaşma ihtimaline ilişkin bir soru alan Kallas, "Pek iyimser değilim çünkü (İsrail’in) Horizon Europe programına katılımın askıya alınmasına ilişkin olarak önerdiğimiz seçenek, oldukça yumuşak bir seçenek olmasına rağmen bu hususta bile nitelikli çoğunluğa sahip değiliz. Elbette bunu tartışacağız. Destek vermeyen ülkelerin de sürece katılması için pek çok öneri getirildi ama ben çok iyimser değilim. Diğer yandan, bugün kesinlikle bir karar alınması söz konusu değil" şeklinde konuştu.
"Gazze ve Filistin konusunda artık deklarasyon değil eylem zamanı"
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, toplantı öncesindeki açıklamasında, Avrupa Birliği’nin Gazze ve Filistin konusunda çok geç kaldığını ve çok az şey yaptığını ifade etti. Albares, "Aslında hiçbir şey başaramadı ve hiçbir şey yapmadı. Artık deklarasyon zamanı geçti, ilerlememiz gerekiyor. Bu yüzden yüksek temsilciye bir mektup göndererek tüm üye ülkelerin zaten bildiği kapsamlı bir eylem planı sundum. Bu plan, birkaç tedbir içeriyor. Birincisi, AB’den İsrail’e silah satışına ambargo uygulanması. İkincisi, Orta Doğu’ya barış ve istikrar getirecek tek çözüm olan iki devletli çözümü baltalamak isteyen herkesin yaptırım listesine dahil edilmesi. Üçüncüsü, İsrail’in Filistin Yönetimi’ne giden vergileri alıkoymasından ötürü büyük zorluklar yaşayan Filistin Yönetimi’ne güçlü ve yoğun mali destek sağlanması. Ve dördüncüsü, Uluslararası Adalet Divanı’nın tüm kararlarını ve tavsiyelerini uygulayarak bunlara uymak. Örneğin, yasa dışı yerleşimler ile tüm ticareti durdurmak. Ayrıca, AB ile İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşması’nın ikinci maddesi çerçevesinde bu anlaşmanın askıya alınmasını teklif ediyoruz" dedi.
"Gazze’de bebekler ölürken, işler olağan şekilde devam edemez"
Albares, "Böylesine inanılmaz ve korkunç bir insani durumun yaşandığı Gazze’de binlerce Filistinli, İsrail tarafından oluşturulan açlık ve kıtlık yüzünden ölümle karşı karşıya gelirken, burada çocuklar ve bebeklerden bahsediyoruz, işler olağan şekilde devam edemez. Bu kabul edilemez" diye konuştu.
Albares, "Artık söz söyleme değil eylem zamanı. Savaşı durduracak, İsrail’in Gazze’ye yönelik kıtlık ablukasını kıracak eylemler" ifadelerini kullandı.
"Çok yakında 10 ülke daha Filistin’i tanıyacak"
Bir yıldan uzun bir süre önce İspanya’nın Filistin devletinin tanınmasına yönelik yeni bir dalga başlattığını ifade eden Albares, "Çok yakında yaklaşık 10 ülke daha aramıza katılacak. Bu yeni tanıma dalgasının ardından AB içinde çoğunluk olacağız" şeklinde konuştu. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Filistin heyetinin BM toplantısına katılamayacak olmasını da eleştiren Albares, bu adımı kabul edilemez olarak nitelendirdi.
"Daha ne olması gerekiyor? Çocuklar açlıktan ölüyor"
İrlanda Dışişleri Bakanı Simon Harris ise "Eğer AB şimdi topluca harekete geçmez ve İsrail’e yaptırım uygulamazsa ne zaman yapacak? Daha ne olması gerekiyor? Çocuklar açlıktan ölüyor. Elimizde çocukların artık ağlayamayacak kadar güçsüz düştüğüne ilişkin raporlar var. Uluslararası kuruluşlar bize Gazze’de kıtlık yaşandığını bildirdi. Soykırım faaliyetleri yürütülüyor. Dürüst olmak gerekirse, sadece ‘ateşkes istiyoruz’ demek yeterli değil. Sadece kınamak da yeterli değil. AB olarak ateşkesi sağlamak için ne yapacağız? Netanyahu hükümetini çocukları ve sivilleri öldürmeyi durdurmaya zorlamak için ne yapacağız? Rehinelerin serbest bırakılmasını temin etmek için ne yapacağız?" diye konuştu.
ABD’nin Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etme kararını da eleştiren Harris, "Fransa ve Suudi Arabistan tarafından yürütülen çok büyük bir hazırlık vardı, iki devletli çözüm için bir konferans planlanıyordu. Filistin Yönetimi liderinin bu fırsattan mahrum bırakılması kesinlikle kabul edilemez. AB’nin bütün olarak bu kararı en güçlü şekilde protesto etmesi gerektiğine inanıyorum" dedi.